Makaleler
Nevzat Ecza Deposu Mersin Şube Müdürü Sn. Şinasi ŞİRİN ile söyleşi


Kendinizden ve şubenizden kısaca bahsedermisiniz?

1963 Borçka/Artvin doğumluyum. İktisat eğitimi aldım. Mesleğe 1992 yılında Türkiye’de faaliyet göstermiş olan Naftol Ecza Deposunda Muhasebe Müdürü olarak başladım. Türkiye’nin önde gelen  Ecza depoları arasında yer alan, Selçuk Ecza Deposu ve Hedef Ecza Deposunda  çeşitli  yönetim kademelerinde görev yaptıktan sonra 2002 yılında Nevzat Ecza Deposu – Samsun Şubesinde  Müşteri Hizmetleri Müdürü olarak göreve başladım. Şirketteki görev süremin 22.nci Ayında Mersin Şubesine, Şube Müdürü olarak atandım. Yaklaşık 8 yıldır bu görevi  sürdürmekteyim.
Ayrıca; siyaset ve ekonomi alanlarıyla da ilgilendiğim için; bulunduğum ilin yerel bir gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktayım.
Nevzat Ecza Deposu- Mersin Şubesi  17 Nisan 2000  Tarihi itibariyle bulunduğu bölgede; K.Maraş-Hatay-Adana ve Mersin il ve ilçelerindeki eczanelere hizmet vermektedir.

Şubenizin hedefleri nelerdir?

Şubemizin hedefleri arasında;  Bölgede ihtiyaç duyulan  ve rekabetin gerektirdiği şekilde,  hizmet verdiği illere yeni  şubeler açılabilmesi için pazardaki payını arttırmak, hizmet kalitesini ve müşteri memnuniyetini , bu gün olduğu gibi bundan sonra da istikrarlı bir şekilde sürdürmekle birlikte, ülkede yetişmiş iş gücüne yeni istihdam alanları yaratabilmeyi hedef edinmektedir.
Mesleğimi icra ederken, Türkiye’nin bir çok bölgesine, görevim gereği iş seyahati yaptım. İş için ziyaret  ettiğim il sayısı 50’nin üstündedir.
Meslek yaşamım boyunca bir çok ilginç olaylarla karşılaştım, bir çok tehlike atlattım, çoğu zamanda işimi çok sevdiğim için çok keyif aldığım seyahatlerimde oldu.
Benim bir tezim vardır, bizim mesleğin laboratuvarı yok. Bizim laboratuvarımız eczacı masasının karşısındaki iki koltuk bir sehpadır. Ecza depoculuğunda; eczacıyı  tanımanın en iyi yolu eczaneyi ziyaret edip eczacıyı makamında tanıyıp analiz edebilmektir.

Meslek yaşamınız boyunca karşılaştığınız ilginç bir olayı anlatırmısınız?

2000 yılında göreve başladığım Ecza deposunda,  Genel Müdürlüğe atanacağını tahmin ettiğim ve  daha önceden  tanıdığım,  benden önce şirkette göreve başlamış olan bir arkadaşım, muhasebe müdürlüğü görevini yürütüyor. Bir gün makamına gittim oturup sohbet ediyoruz. Tabii önceden o görevi yaptığım için tecrübem gereği  tavsiyelerde bulundum. Dedim ki; “Arkadaşım tahmin ediyorum bir kaç ay sonra Genel Müdürlük görevine atanacaksın. Sana tavsiyem; sakın olayları ve müşteriyi  bu makamdaki gibi mali değerlendirme. Birazda ticari bak. Ticaretin yazılı olmayan kurallarını göz ardı etme. Bizim işin laboratuvarı eczacı karşındaki iki koltuk bir sehpadır. Bunun anlamıda müşteriyi tanımanın  en iyi yolu,  alana inip müşteriyi yerinde tanımak ve pratikteki gelişmeleri analiz edebilmektir. Ancak o zaman reele yakın kararlar alabilirsin. Ayrıca sahayı iyi tanırsan yanıltılma riskini de azaltırsın“ diye bir sohbet geçti aramızda. Aradan 5-6 ay gibi bir süre geçti Arkadaşım Genel Müdür oldu, toplantı yapıyor. 1. veya 2. Toplantıydı. Baktım geçmişte ona tavsiyelerim olan bilgileri aynen masada bulunan bizlere aktarıyor. Gülümsedim.  Aynen bana yaklaşımı; “ Şinasi bey komik mi geldi,  söylediklerim çok önemli şeyler can kulağıyla dinleyin lütfen “ .. Tabi garipsedim bir an ama hoş sedayla karşıladım.
Tavsiyelerimin, mesleğimiz için ne derece önemli tesbitler olduğunu doğruladığı için kendimle gurur duymakla yetindim. Hala o arkadaşım o ecza deposunun üst düzey kademesinde görevini sürdürmektedir. Başarılarının devamını diliyorum.

Size göre ecza depolarıyla  firmalar arasındaki ilişki nasıl olmalı ve ilaç şirketlerinden beklentileriniz nelerdir?

Üretici Firma – Ecza Depoların arasındaki ilişki bana göre şeffaf, ticaretin etiğine  ve ticari geleneklere uygun olmalı. Bu dünde böyleydi, bu günde böyle, yarında böyle olmalı.
Rekabet koşulları ne olursa olsun, mesleki birlik, tedarikçi-depocu ilişkisi ayırtedici zorlukta değil, Pazar payının gücü ve şartlarına göre belirlenmeli. Doktor- hasta ilişkisi ne ise, tedarikçi-depocu ilişkiside buna benzer ölçüde yürümeli. 
Benim bir depocu olarak, üretici firmalardan beklentilerim;  karşılıklı güvene dayalı esasta, rakabette kışkırtıcı değil,  destekleyici, ürünün tüketilmesinde sadece pazar payı değil, reel satış göz önünde bulundurulmalı. Unutmayalım ki  hepimiz insanız, insan sağlığına hizmet ediyoruz. Bu hizmete bir gün hepimizin ihtiyacı olacağı unutulmamalı.
Ne iş yaparsak yapalım, hangi alanda hizmet verirsek verelim, insanın,  insana saygısı,  insani erdem hizmette temel ilke olmalı.  İnsan olabilmenin esasıda bu değilmidir zaten ?
Dünya’da kabullenilmiş  en evrensel  ifadelerden biride “Değişmeyen tek şey değişimdir “ felsefesi.

AZ - Deportal hakkında neler düşünüyorsunuz?

AZ – Deportal hizmetlerinin amacı, değişim-dönüşüm ve teknolojik iletişimle birlikte, mesleki eğitim ve bilgilendirme konusunda çok ciddi bir proje olarak görüyorum. Bilgi alış verişi, değişim-dönüşüm ve gelişim süreçlerinin temel  kavramıdır. Böyle bir sistemin hayata geçirilmiş olması, hele de insan sağlığına hizmet eden meslek guruplarının, mesleki gelişmeye katkısı tartışılmaz. Sürekliliği çok daha önem arz ederken, mesleğe hizmet eden tüm birim ve bireylerin bu çalışmaya katkı vermesi, bu çalışmanın, mesleki misyon üstlenerek vizyon belirlemede çok  daha önem arz ettiğidir.

Ecza depolarının halk sağlığı üzerindeki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ecza Depoculuğu, yeni adıyla dağıtım kanallarının halk sağlığı üzerindeki rolü,  doktorun hastasına teşhisi, eczanenin hastasına reçete hazırlaması kadar önem arz etmektedir. Dağıtım kanallarında, insan sağlığı için hizmet üreten tüm personel bu bilinçle eğitilmekte, verdiği hizmetin insan sağlığına hizmet olduğu bilinciyle görev yapmaktadır. Ecza depolarında çalışan en üst düzey yöneticiden en alt kademede çalışan elemanın, ürettiği hizmetin, sağlık arayan, tedavi arayan hastaya verilecek en doğru, en hızlı ve sağlık koşullarına uygun hizmet olması bilinciyle eğitilmiş, bu konuda misyon edinmek zorunda olduklarının bilinciyle görevlerinin  icrasının idraki  içindeler.
Çünkü; verdikleri hizmet, sağlık arayan insanlara ve zamanla yarışılan bir meslek icrasının, onlara verdiği misyonun sorumluluğunun bilincindeler.
Bu nedenle  ecza depoculuğu, yeni adıyla dağıtım kanalları, mesleki  misyonunun bilinciyle yapıldığı sürece, insan sağlığı için çok kutsal ve önemli bir yeri olduğunu ifade edebilirim.

Türk ilaç sektörünün bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorusunuz?

Türk ilaç sektörünün bugünkü durumuna bakıldığında, çok sıkıntılı süreçten geçtiği herkesce malum. Sistemin çok sıklıkla değiştirildiği, fiyatların hızlı değişkenliğinin yarattığı durum, kısa vadede sektörü olumsuz etkilediği, istihdamın bozulmasında önemli rol oynadığı, bununla birlikte reel pazar açısından disiplinli bir sürece girdiği, bu süreci, değişimiyle birlikte geleceği planlayabilen işletmelerin bu hizmet zincirinin halkası olarak, sürekliliğini bu şekilde sağlayabileceği inancını taşımaktayım. Eğer Avrupa’ya endeksleneceksek,  eğer  Dünya’da sağlığa hizmet veren sistemleri kendi iç bünyemize entegre edebileceksek, o zaman sektörün geleceği konusunda;  çıtası yüksek,  ama daha reel çerçevede süreklilik sağlayabileceğimiz düşüncesini taşımaktayım. Aksi durumunda Dünya rekabet piyasasında bu yarıştan koparız.

Geleceğe yönelik bireysel hedefleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Geleceğe yönelik, biz yönetim kademesindeki sektöre hizmet eden, bu konuda misyon üstlenmiş kişiler olarak;  bir yönetici birey olarak ben,  hedeflerim arasında, önce çalıştığım işletmenin pazarda hak ettiği yere ulaşabilmesi için misyon üstlenmektir. Ecza deposu yöneticisinin, sadece eczaneye hizmet ulaştırmak ve bundan para kazandırma misyonunun olmadığı, mesleğin geleceği açısından olumlu veya olumsuz gelişmeler konusunda, eczacısını doğru ve zamanında  bilgilendirmek, tedbirlerini ve bu konuda alması gereken önlemleri zamanında alması için öncülük yapacak eğitilmiş kadro yetiştirmek, hizmet verdiği eczacısına bu konuda kurumsal güven köprüsü oluşturacak vizyon sahibi işletme kimliği imajını yaratmaktır.
Sağlığım ve zekam el verdiği sürecede çalıştığım işletmeye, gelişimi ve hizmet alanının genişletilmesi için bilgimi, birikimimi ve tecrübelerimi kullanarak katkı sağlamak.

Ecza depoculuğunun geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Ecza depoculuğunun geleceği açısından bakıldığında; çıtası daha yüksek, temposu daha artan oranda, ama reel pazar oluştukça, pazardaki payını arttırabilmek için, dürüst, ilkeli, istikrarlı ve zamanında hizmet mantığıyla, hizmet verdiği eczacısına ticari anlamda doğru ve zamanında önlemler paketi hazırlayarak en az hatayla doğru yönlendirebildiği sürece ve ayrıca insan sağlığına hizmetin kutsal bir hizmet olduğu bilinciyle misyon üstlenip, vizyonunu ona göre belirlediği sürece varlığını sürdürmede  olumsuzluk yaşayacağını düşünmüyorum.  
Kurumsal ve bireysel olarak; gerek işletmelerin  gerekse  yöneticinin vizyonunda “ kimin neyi iyi veya kötü yaptığı önemli olmamalı, bizim neyi ne kadar iyi yapabileceğimiz önemli olmalı” anlayışı felsefe edinilir ise başarısızlık olmaz. 
Şube olarak yaptığınız sosyal aktiviteleriniz var mı?
Şube olarak, yaptığımız sosyal aktiviteler sadece meslek için yaptığımız aktivitelerdir. Bunun dışında yapılabilecek aktiviteleri gereksiz görüyorum.  Sosyal sorumluluk projelerine sağladığımız katkılar dışında, mesleki eğitimlerin sonunda yapılabilecek etkinliklere sponsorluk, eczacılığın  önemli günlerinde  etik kurallar çerçevesinde etkinliklerine katkı gibi aktivitelerimiz mevcuttur.

Çalışan motivasyonunun işe olan katkısı hakkında neler söylemek istersiniz?

Çalışan motivasyonunun işe olan katkısı; onlara bir aile olma bilinciyle, bu samimiyet ve inançlarını sağlamak, bunun  sadece  teoride değil, pratikte de olabileceğini onlara  hisettirmek, yönetici değil lider olgusunu önce kendinize, sonrada  çalışanlarınıza hisettirmek, onlara işin sahibi gibi;  yöneten, yönetilen değil,  iş paylaşımı ve paylaşımdaki sorumluluk sınırlarını kabullendirmek, katkılarının ne derece önemli olduğunu hissettirmek, bunu hisettirebildiğiniz sürecede ücretin ikinci planda kaldığı, işinin ve işyerinin onlar için daha öncelikli olduğu bilinci ve inancıyla ne kadar motiveli çalıştıklarını görebiliyor ve bundan son derece tarif edilemez haz aldığınızı hissedebiliyorsunuz. Çalıştırdığınız insanlara, onların işletme için ne derece  önemli olduklarını hissettirmek, liderliği becerebildiğiniz  ve sizlere olan inançlarını sürekli kılabildiğiniz sürece mümkündür.
Saygılarıma...
Şinasi ŞİRİN
Nevzat Ecza Deposu Tic. Ve San. A.Ş.
Mersin Şube Müdürü