Makaleler
Hedef Ecza Deposu Gaziosmanpaşa Şube Müdürü Sayın Behiye Sayın İle Söyleşi


  • Kendinizden ve şubenizden kısaca bahseder misiniz?
    1968 Bulgaristan doğumluyum. 1992’de İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. İlk işim öğrenciyken başladığım Endüstriyel Atıksu Arıtma ve Otomasyon işleri yapan bir mühendislik firmasında Proje Mühendisliği ve sonrasında Endüstriyel Ürün Satış Müdürlüğü idi. Depoculuk ile tanışmam 1999 yılında oldu. Hedef Alliance Holding Ailesine 1999 Ekim’inde Esko Itriyat Deposu’nda İnsan Kaynakları Uzmanı ve Itriyat Dağıtım Kanalları Başkan Asistanı olarak başladım. 2002 yılında, Müşteri Hizmetleri Departmanına Anadolu Yakası Müşteri İlişkileri Şefi olarak geçtim. 2003 yılında Es Ecza Deposu’na Bölge Satış Müdürü olarak atandım. 2006 Haziran’ında Başkanımız Sn. Ethem Sancak’ın “Pozitif ayrımcılık yaparak seni en büyük depomuzun başına getirdim” telefonu ile İstanbul Es Ecza Deposu’na Şube Müdürü olarak atandım. 2007 Temmuz’unda Es ve Hedef markalarının birleşmesi ve İstanbul’daki yeni yapılanma sebebiyle Es Ecza’nın bulunduğu bölgeye, yani Gaziosmanpaşa Hedef Ecza Deposu’na Şube Müdürü olarak atandım. Yaklaşık 6 yıldır bu görevi severek yürütüyorum. Gaziosmanpaşa Hedef’de işini çok seven, tecrübeli ve profesyonel bir ekibim var. 
  •  Şubenizin hedefleri nelerdir? Şube olarak göreve başladığımdan beri tek hedefimiz var: Çalışan, tedarikçi ve eczacı için güvenilir, istikrarlı ve ilk tercih edilen depo olmak. Bunu başardığımızda zaten hedefler gerçekleşiyor.
     
  • Şubenizin bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?Tecrübeli ve müşteri memnuniyetini ana ilke olarak benimsemiş ekibimiz ile, kuruluşumuzdan beri bölgemizdeki liderliğimizi devam ettiyoruz. 
     
  • Meslek yaşamınız boyunca karşılaştığınız ilginç bir olayı anlatır mısınız?
    İlaç deposuna Bölge Satış Müdürü olarak  göreve başladığım ilk hafta; bölgemdeki eczaneleri ziyaret edip kendimi tanıtıp eczacı ve eczane hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyordum. O dönemler sektörde pek çok değişiklik ve gelişmenin olduğu bir dönemdi ve ben ıtriyat sektöründeki bilgilerimle bu işi zorlanmadan yaparım düşüncesindeydim ve bir staj dönemi yaşamadan sahaya çıktım. İlk ziyaretimi Sefaköy Bölgesi’ndeki bir eczaneye yapmıştım. Eczacı işine vakıf, entellektüel ve sektördeki gelişmeleri takip eden ve sorgulayan biriydi. Kendimi tanıttım. Eczacı Bey ”Madem benim bölgemin ve Hedef Ecza Deposu’nun müdürüsün, o zaman kafama takılan şu sorulara cevap ver bakalım” diyerek 10 adet sorudan oluşan bir liste çıkardı. Soruların çoğunun cevabını bilmiyordum. Eczacidan özür dileyerek soruları not ettim.  “Bu ziyaretimi unutabilirseniz ben yarın dersime çalışıp geleyim” dedim. Ertesi gün dersime çalışıp gittim. O gün bugündür hazırlıksız ve yaptığım işi tam öğrenmeden hareket etmiyorum.
     
  • Size göre ecza depolarıyla  firmalar arasındaki ilişki nasıl olmalı ve ilaç şirketlerinden beklentileriniz nelerdir?
    Bana göre ecza depoları ile firma ilişkisi; depo ile eczane ilişkisi gibi olmalı. 
    Biz depolar; “eczane ve eczacılarımızın daha iyi olmaları için ne yapabiliriz?“ diye kafa yoruyorsak, firmalar da depolar için aynı doğrultuda kafa yormalı. Hepimizin aynı gemide olduğumuzu unutmayalım. Firmalar, depoların artık sadece lojistik hizmeti veren kurumlar olmadığının farkına varmalı. Bizler artık satışa direkt katkısı ve etkisi olan, bölgesindeki eczacı-eczaneler konusunda uzmanlık derecesinde bilgi sahibi, günde bir eczane ile en az 5-6 kez iletişim kurup, aracımızın ve elemanımızın 4 kez eczeneye girdiği bir yapıya sahibiz. 
     
  • AZ - Deportal hakkında neler düşünüyorsunuz?
    Sektöre renk kattığını ve  öncülük edeceğini düşünüyorum.  
     
  • İşinizi yaparken ne gibi sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz?
    En büyük sıkıntı empati yapmayan ve ön yargılı insanlar.
     
  • Ecza depolarının halk sağlığı üzerindeki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?Hayat kurtaran ilacın, bu görevini yerine getirebilmesi için bu vasfını kaybetmemesi lazım. İlacın depolanma ve eczaneye teslimi sürecinde Sağlık Bakanlığı tarafından konulan kurallara uyulması gerekir. Aksi halde ilaç, ilaç vasfını yitirebilir. Depoculuğun insan sağlığına etkisinin  bu kadar ciddi, hassas ve hayati olduğunu düşünüyorum.
  • Geçmişte mesleki anlamda yaşadığınız sıkıntılar oldu mu?
    İnsanoğlu sıkıntı yaşanmadan maalesef tecrübe sahibi olamıyor. Bende epey tecrübe edindim. Ama en büyük sıkıntım insanların önyargıları oldu.
     
  • Türk ilaç sektörünün bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorusunuz?
    Türk ilaç sektörü de dünya ilaç sektöründe olduğu gibi gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Bir yandan da Hükümetin aldığı kararlar ile köklü bir yapısal değişim yaşıyor. Türkiye’de kişi başına ilaç harcamaları hala Avrupa standartlarının altında. Hükümetin ilaç fiyatları ile ilgili politikasına rağmen Türkiye’de ilaç pazarı büyümeye devam ediyor. Bu sektör açısından sevindirici ve gelecek vaad ediyor. 
     
  • Geçen yıl şubenizde verdiğimiz “Telefon Sihirbazları Eğitimi” hakkında neler söylemek istersiniz?
    Bizler ilk kez bir tedarikçimizden bu anlamda bir destek aldık. Bu bizi çok memnun etti. Tüm satış ekibini olumlu etkiledi bu eğitim. Hepimize farklı bir bakış açısı sağladı. Eğitim sonrası, öğrendiklerini uygulamaya çalışan arkadaşlarımızı görmenizi çok arzu ederdim.
     
  • Geleceğe yönelik bireysel hedefleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz? 
     İlk işe başladığım zamanlar Hedef Alliance Holding’deki hedefimi belirlemiştim. Henüz istediğim yerde değilim, daha zamana ihtiyacım var. 
  • Ecza depoculuğunun geleceğini nasıl görüyorsunuz?
    Daha önce de söylediğimiz gibi, baskılara rağmen büyüyen ilaç pazarına paralel olarak ilaç depolarının da büyüyeceği tahminini yapabiliriz. Fakat artan rekabet, ilaç depolarının da gelişime ayak uydurmasını, kurumsallaşmasını ve profesyonelleşmesini zorunlu kılıyor.
  • Hobileriniz nelerdir?
    Depoculuk bir iş değil yaşam biçimi. Böyle olunca çok fazla boş zamanınız kalmıyor. Hele bir de evli ve çocuk sahibi iseniz... Vakit buldukça fotoğraf çekmeyi seviyorum. Doğa ve kültür gezilerinden müthiş keyif alıyorum. 
  • Şube olarak yaptığınız sosyal aktiviteleriniz var mı?
    Olmaz mı? Her yıl 23 Nisan da çalışan çocukları için aktivitelerimiz oluyor (Darıca Hayvanat Bahçesi, Yunus Gösterisi, Miniatürk, tiyatro   vs…) Çalışan arkadaşlarımıza sinema günleri düzenliyoruz, her sene yaptığımız piknik şölenimiz var. Satış ekibi için motivasyon yemekleri, eczacılarımıza yönelik doğa ve kültür gezileri diğer etkinliklerimiz arasında…
  • Şubenizde hangi aralıklarla toplantı yapıyorsunuz ve sizce ideal  toplantı nasıl olmalıdır?
    1. Süre ve zamanlama açısından
    2. Oda ve ekipmanlar açısından
 Her hafta Şirket Yürütme Kurulu Toplantıları, aylık Satış Toplantıları ve 3 ayda bir Personel Toplantıları yapıyoruz.   Bence ideal toplantı amacı ve süresi belli olan toplantı olmalı ve toplantıda elde edilen doneler amaca uygun olmalı.
 
Benim için toplantıların iki amacı vardır. 1. Bilgi vermek 2. Bilgi almak. Genelde bahsettiğim bu toplantılarda amacım bilgi vermektir. Bu yüzden bu toplantıları toplantı odasında yaparız. Ama benim önemsediğim bilgi alma amaçlı toplantılar, bu toplantıları genelde toplantı formatında yapmam. Bir kahvaltı, öğle yemeği veya rutin sabah sohbetleri benim için en saf, doğru ve cesur bilgileri aldığım zamanlardır. 
  •  Çalışan motivasyonunun işe olan katkısı hakkında neler söylemek istersiniz? Bir atasözü ”Mutlu değilsen, mutlu edemezsin” der. Bizim gibi ana ilkesi müşteri memnuniyeti olan bir kurumda, çalışan memnuniyeti ve motivasyonunun kuruma  katkısı tartışılmaz.