Makaleler
İstanbul Ecza Koop Genel Müdürü Sn. Levent Üzün ile Söyleşi


Levent ÜZÜN
İSTANBUL ECZA KOOP GENEL MÜDÜRÜ

Kendinizden ve kurumunuzdan kısaca bahseder misiniz?

Ailenin en küçük çocuğu olarak İstanbul Fatih’te dünyaya geldim. Vefa Lisesi’nden sonra, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde tamamladığım eğitimimin ardından, bir süre aile işletmemizde yaptığım işin ardından; tıpkı ilk günlerde olduğu gibi halen de bünyesinde bulunmaktan büyük mutluluk duyduğum İstanbul Ecza Koop’ta çalışmaya başladım. Ana faaliyet konusu ilaç dağıtımı olan İstanbul Ecza Koop’un kuruluşunun ilk yıllarına denk gelen bu alandaki çalışma hayatım, tabiri yerindeyse faaliyet gösterdiğimiz konularda, A’dan Z’ye bilgi ve deneyim kazandırdı.

Bir grup eczacının öncülüğünde 1989 yılında İstanbul’da kurulan İstanbul Ecza Koop bugün; Merkez dâhil 13 şubesinde 700’ü aşkın çalışanı ve 200 araçlık filosuyla, Türkiye genelinde 20 il ve bu illere bağlı 50 farklı bölgede bulunan 3 bini aşkın eczacı ortağına hizmet veriyor. Ana faaliyet konusu ilaç dağıtımı olmasına karşın ilaç ve eczacılıkla ilgili her konuda eczacı ortaklarına hizmet vermeyi ilke edinen İstanbul Ecza Koop, bulunduğu sektörde pek çok yeniliğin de (soğuk zincir, otomasyon vb.) öncülüğünü yapmış ve yapmaya devam etmektedir.
 
Kurumunuzun hedefleri nelerdir?
 
Hepimizin bildiği gibi ülkemizde ilacın yasal ve tek sorumlusu eczacıdır. Ayrıca hastaların, halkın ilaca ulaşabildiği tek nokta da eczacıların sahip ve sorumluluğunda olan eczanelerdir. Bunu niye hatırlatma gereği duyuyorum? Çünkü İstanbul Ecza Koop ortaklarının tümü eczacıdır. Bu, İstanbul Ecza Koop’un hedeflerini ve iş yapma biçimini de doğrudan belirlemektedir. Başta eczacı ortakları olmak üzere içinde bulunduğu sektörde öncü, titiz ve gerçekçi hedefler belirlenir.
 
Zira tüm ortakları eczacıdır ve her eczacı ortağının sahip ve sorumluluğunda halkın ilaca eriştiği bir serbest eczane vardır ve buralar yani eczaneler, Birinci Basamak Sağlık merkezleridir. Konu insan sağlığı olunca bize düşen görev de; eczacı ortaklarımıza ve onların eczanelerinden hastaya bu sağlık hizmetini düzenli ve kesintisiz sağlamak oluyor.
 
Kurumunuzun bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
İstanbul Ecza Koop bugün, kuruluş misyonu ve belirlediği vizyon doğrultusunda Türkiye’nin 20 ilindeki 50 bölgede 3 binden fazla eczacı ortağına kesintisiz hizmet vermektedir. Merkez dâhil 13 şubeden 800’ü aşkın personel ve 300’ün üzerindeki araç filosu ile verilen hizmetin kalitesini sürekli artırma gayreti içindeyiz. Kooperatiflerin açık, şeffaf ve eşitlikçi yapısının ortaklarına olduğu gibi sektörde birlikte çalıştığı işortakları ile olan ilişkilerinde de önemli bir yer tuttuğunu söyleyebiliriz.
 
Tüm bunların yanında, yurtiçinde ve yurtdışında alanı ile ilgili gelişmeleri yakından takip eden İstanbul Ecza Koop, bu gelişmeler doğrultusunda verdiği hizmetlerin hız ve kalitesini yükseltecek gerekli tüm çalışmaları yapma konusunda öncü ve hassas davranmakta, teknoloji kullanımında öncülük yapmaktadır. Otomasyon yatırımımız ve uygulama aşamasına geldiğimiz SAP projemiz bunun en son ve belirgin örnekleridir. İstanbul Ecza Koop’un bugünkü durumuna baktığımızda planlanan gelişimini sağlıklı bir biçimde sürdürdüğünü söyleyebilirim
 
Size göre ecza depolarıyla firmalar arasındaki ilişki nasıl olmalı ve ilaç şirketlerinden beklentileriniz nelerdir?
 
Öncelikle, sektör olarak insan yaşamını birinci derecede ilgilendiren sağlık alanında hizmet verdiğimizin altını çizmemiz ve bu anlamda çok hayati bir zincirin halkaları olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Hastanın ilaca ulaştığı eczanelere ilacı veren depolar ile üretici ve tedarikçi firmalar arasındaki ilişkinin çok sağlıklı olması gerekiyor. Sağlıklı olmaktan kasıt, hiç bir nedenin ilacın eczaneye, oradan da hastaya ulaşmasına engel olmamasıdır. Bunun yolu da sanırım şeffaf, açık, anlaşılır ve karşılıklı güven duyulan bir ilişkiden geçiyor. 
 
AZ - Deportal hakkında neler düşünüyorsunuz?
 
Her şeyden önce hem hedef kitlesi hem de hedefleri açısından büyük bir yenilik olarak görüyorum. Özellikle zamana karşı yarışan biz profesyonellerin, mesleki ve sosyal iletişimine çok büyük katkılar sağlayabileceğini düşünüyorum. Sektörel anlamda hedefleri açısından önemli bir iletişim eksikliğini giderme yönünde bir katkı olarak görüyorum
 
İşinizi yaparken ne gibi sıkıntılarla karşılaşıyorsunuz?
 
Bizim için en önemli konu zaman. Hem ilacın firmadan bize ulaşması aşamasında hem de bizim ilacı eczaneye sevk etmemiz sırasında en fazla zamana ihtiyaç duyuyoruz. Tabi, ilacın satış koşulları, miktarı ve lojistik devamlılığı konularında da ne kadar az sorunla karşılaşırsak o kadar verimli bir iş akışı sağlamış oluyoruz.
 
Ecza depolarının halk sağlığı üzerindeki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Ecza depoları tıpkı sağlık kurumları, sağlık çalışanları, ilaç üreticileri, eczacılar gibi sağlık bileşenleri bütününün önemli ve ayrılmaz parçasıdır. Halkın yani hastanın ilaca, yurdun tüm bölgelerinde eşit, zamanında ve hızlı bir biçimde ulaşabilmesinde ecza depolarının rolü çok önemlidir. Bu da halk sağlığı ile doğrudan ilgili bir kurum olduklarının göstergesidir. Buna birde, ilacın stoklanması finanse edilmesi ve istenilen zamanda istenilen noktada olması gibi ilacın hastaya ulaşmasından önceki aşamaları eklersek ecza depolarının halk sağlığı açısından önemi daha belirgin bir hal alır. 
 
Geçmişte mesleki anlamda yaşadığınız sıkıntılar oldu mu?
 
Elbette her işin sıkıntıları zorlukları olacaktır. En çok da ilaç gibi üretimi, dağıtımı, fiyatı ve seçimi büyük ölçüde yasalarla ve kamu yöneticilerinin tasarruflarıyla belirlenen bir ürün ile ilgili hizmet vermenin yarattığı zorluklar, yani bizim dışımızda doğan sorunlarla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Örneğin, geri çekme, ilaç iade, fiyat farkı konuları gibi.
 
Türk ilaç sektörünün bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Ülkemiz ilaç sektörünün genel anlamda dünya ilaç sektörü ile paralel ve etkileşimli bir gelişme içinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum hem üretim hem de tedarik konularında gözle görülebiliyor. Tabi sektörün tüm bileşenlerinin bu gelişmelerde farklı katkıları var. Sektörün mevcut durumunda uluslararası konjonktürün ve kamu otoritelerinin rolünü de göz önünde tutarak bu gelişmeleri değerlendirmek gerekir.
 
Geçen yıl kurumunuzda verdiğimiz “Telefon Sihirbazları Eğitimi” hakkında neler söylemek istersiniz?
 
Eğitim iş hayatının olmazsa olmazı. Hele günümüzdeki iletişim alanında yaşanan gelişmeler eğitimi sürekli kılıyor. Başta satış ekibimiz olmak üzere çalışanlarımıza verdiğimiz eğitimlerin katkısını somut değerlendirebiliyoruz. Sektör ve konunun uzmanları ile çalışma alanımızdaki gelişmeleri ve yenilikleri paylaşmak hem eğitim alanların hem de sektörün başarısına önemli katkılar sağlamaktadır.
 
Geleceğe yönelik bireysel hedefleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
 
Konuşmamın başında da belirtmiştim, 20 yılı aşkın bir süredir kooperatif bir yapının yani İstanbul Ecza Koop’un içindeyim. Bizim kooperatif yapımız bireysel hedeflerimizi de belirlememizde önemli rol oynar. Bu anlamda yöneticileri de dâhil olmak üzere tüm kooperatif çalışanlarınının hedefi, İstanbul Ecza Koop’un bulunduğu sektörde daha hızlı ve kaliteli hizmet vermesini sağlamak ve planları doğrultusunda geleceğe taşımaya katkı sağlamak.
 
Ecza depoculuğunun geleceğini nasıl görüyorsunuz?
 
Halk sağlığı ve halk sağlığında serbest eczanelerin yeri ve önemi göz ardı edilmedikçe ecza depoları, ilaç ve eczacılık alanındaki yeri ve önemini koruyacak hatta ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak sektörde daha dinamik bir rol üstleneceklerini düşünüyorum.
 
Hobileriniz nelerdir?
 
Hobilere çok fazla zaman ayıramıyoruz. Yine de müzik, folklor ve doğa gezileri önceliklerim arasında yer alıyor.
 
Kurum olarak yaptığınız sosyal aktiviteleriniz var mı?
 
Kurum olarak eczacı ortaklarımıza, çalışanlarımıza ve eczacılık fakültesi öğrencilerine yönelik düzenli etkinliklerimiz oluyor. Bunların bir kısmı hem mesleki hem de sosyal aktivite niteliğinde oluyor. Özellikle kuruluşumuzdan itibaren tüm İstanbul Ecza Koop ailesini buluşturan Geleneksel Pikniğimize katılım çok yüksek oluyor.
 
Belirli ve özel günlerde eczacı ortaklarımıza yönelik tiyatro, konser vb. aktiviteleri düzenli olarak gerçekleştiriyoruz. Yine çalışanlarımızın katılımıyla hem müzik ve folklore toplulukları oluşturup onların çalışmalarını eczacı ortaklarımızla paylaşıyoruz. Yine düzenli olarak çalışanlarımızın çocuklarının katılımıyla, sünnet, gösteri ve gezi türü organizasyonlar gerçekleştiriyoruz. 
 
Kurumunuzda hangi aralıklarla toplantı yapıyorsunuz ve sizce ideal toplantı nasıl olmalıdır?
 
1. Süre ve zamanlama açısından
2. Oda ve ekipmanlar açısından
 
Merkezimizde rutin olarak hafta başı ve hafta sonu yetkili ve sorumlu arkadaşlarımızla yapılan toplantılarımız var. Bu toplantılar kısa ve sonuç odaklı yapılan toplantılar oluyor. Ayrıca her ay Türkiye genelindeki yetkili ve sorumlu arkadaşlarımızla yaptığımız planlı ve daha uzun toplantılar yapıyoruz. Bunların dışında iş odaklı operasyonel odaklı toplantıları gerek merkezimizde gerekse diğer hizmet birimlerimizde gerçekleştiriyoruz.
 
Çalışan motivasyonunun işe olan katkısı hakkında neler söylemek istersiniz?
 
Yaptığınız iş ne tür iş olursa olsun, motivasyon gerektirir. Önemli olan çalışanların nasıl motive olacağının iyi belirlenmesi, tespit edilmesi ve tüm çalışanların motive edilmesidir. Bunun en güzel yolunun da hem zorlukları hem de başarıyı paylaşmaktan geçtiğini düşünüyorum. En büyük motivasyon paylaşmaktır.
 
Levent Bey ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederiz, iyi çalışmalar dileriz.